Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinde İşverenlerin Yeni Yükümlülükleri

İş sağlığı ve güvenliği hukukunda eğitim, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesinde işverenin en temel önleyici yükümlülüklerinden biridir. 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”), 15/5/2013 tarihli önceki düzenlemeyi yürürlükten kaldırarak; eğitimin zamanı, yöntemi, süresi, içeriği, ölçülmesi, belgelendirilmesi ve saklanması bakımından işverenlere daha açık, ölçülebilir ve denetlenebilir yükümlülükler getirmiştir. Yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki tüm işyerlerini ve bu işyerlerinde çalışanlara eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşları kapsamaktadır. Ekibimizin hazırladığı bu bilgi notunda, Yönetmelik ile getirilen başlıca yenilikler ve işverenlerin dikkat etmesi gereken uyum adımları ele alınmaktadır.

  1. Genel Çerçeve ve Yürürlük

Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun’un 16, 17, 18 ve 30. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlanmış olup, yayımı tarihi olan 2 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Düzenleme, eğitim yükümlülüğünü tek seferlik ve şekli bir gereklilik olmaktan çıkararak; işyerinin tehlike sınıfını, faaliyet konusunu, kullanılan ekipmanı, çalışan profilini ve değişen riskleri dikkate alan dinamik ve sürekli bir uyum süreci olarak kurgulamaktadır.

  1. İşe Başlama Eğitimi: Yeni ve Bağımsız Bir Yükümlülük

Yönetmeliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, temel eğitimden ayrı ve bağımsız bir yükümlülük olarak düzenlenen işe başlama eğitimidir. Buna göre çırak ve stajyerler dâhil tüm çalışanlar, fiilen çalışmaya başlamadan önce işe başlama eğitimi almak zorundadır. Bu eğitim; çalışanın yapacağı işi, varsa kullanacağı iş ekipmanını, çalışma ortamından kaynaklanan riskleri ve işyerine özgü tedbirleri kapsayacak şekilde, uygulamalı ve yüz yüze verilir. Her çalışan için en az iki saat olarak düzenlenen bu eğitimde geçen süre temel eğitim süresinden sayılmaz; eğitim, eğitimi veren, çalışan ve işveren veya vekilinin imzasıyla tutanak altına alınarak çalışanın özlük dosyasında saklanır.

  1. Temel Eğitim: Süre, İçerik ve Tamamlanma Süresi

Temel eğitimlerin süresi işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenmiştir: az tehlikeli işyerlerinde en az sekiz, tehlikeli işyerlerinde en az on iki, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az on altı ders saati eğitim verilmesi zorunludur. Yönetmelik ilk kez bir “ders saati” tanımı getirmiş ve bunu kırk beş dakikalık ders ile on beş dakikalık ara dinlenmeden oluşan altmış dakikalık zaman dilimi olarak belirlemiştir. Temel eğitimlerin çalışanın işe başlamasından sonra en kısa sürede ve her hâlükârda üç ayı aşmayacak biçimde tamamlanması gerekir. Eğitim içeriği, asgari olarak Ek-1’de yer alan konu başlıklarını kapsar ve katılımcıların seviyesine, işyerinin faaliyet alanına ve sektöre özgü hususlara göre hazırlanır.

  1. Uzaktan ve Yüz Yüze Eğitim Ayrımı

Yönetmelik, uzaktan eğitimi açıkça düzenlemekle birlikte belirli konularda yüz yüze eğitimi zorunlu tutmaktadır. Ek-1’in birinci, ikinci ve üçüncü konu başlıkları tüm işyerlerinde uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemle verilebilir. Buna karşılık dördüncü konu başlığı, az tehlikeli işyerlerinde uzaktan veya karma yöntemle verilebilirken, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde mutlaka yüz yüze verilmek zorundadır. Eğitimin uzaktan verilmesi hâlinde işveren; sisteme giriş ve çıkışların, tamamlama oranlarının ve ölçme-değerlendirme sonuçlarının kayıt altına alınmasını, izlenmesini ve raporlanmasını sağlamak; ileri sarma, sekme veya pencere kapatma gibi eğitimin verimliliğini düşüren uygulamaları önlemek ve belirli aralıklarla açılır pencere ya da kısa sorularla çalışanın aktif katılımını desteklemekle yükümlüdür.

  1. Ölçme-Değerlendirme ve Başarı Ölçütü

Yönetmelik, eğitimlerin yalnızca verilmesini değil etkinliğinin ölçülmesini de zorunlu kılmaktadır. Temel eğitim öncesinde çalışanların bireysel seviye tespiti yapılır; eğitim sonunda ise uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemle ölçme ve değerlendirme gerçekleştirilir. Sınavlarda yüz puan üzerinden en az altmış puan alan katılımcılar başarılı sayılır. İlk sınavda başarısız olanlara en fazla iki ek sınav hakkı tanınır; bu sınavlarda da başarısız olan çalışanların temel eğitime yeniden katılması gerekir. Böylece eğitim kalitesi, şekli katılımın ötesinde sonuç odaklı bir ölçüte bağlanmıştır.

  1. Belgelendirme, Kayıt ve Özlük Dosyası Yükümlülükleri

İşveren, yüz yüze verilen temel eğitimlerde katılımı; eğitimin yeri ve tarihi, katılımcı ve eğiticinin ad-soyad ile imzası, eğitim süresi ve konu başlıklarını içeren katılım tutanaklarıyla kayıt altına alır. Uzaktan eğitimlerde ise sistem verileri esas alınır. Eğitimi başarıyla tamamlayan çalışanlara Ek-2’deki örneğe uygun temel eğitim belgesi düzenlenir ve bu belge özlük dosyasında saklanır. Çalışanın işten ayrılırken talep etmesi hâlinde belgenin imzalı bir örneği kendisine teslim edilir. Yönetmelik kapsamındaki belgeler, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak elektronik ortamda imzalanabilir ve arşivlenebilir.

  1. Eğitimlerin Tekrarlanma Periyodu

Temel eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak düzenli aralıklarla tekrarlanır: çok tehlikeli işyerlerinde yılda en az bir, tehlikeli işyerlerinde iki yılda en az bir, az tehlikeli işyerlerinde ise üç yılda en az bir defa. Tekrar eğitimleri, tehlike sınıfından bağımsız olarak asgari sekiz ders saati şeklinde düzenlenir. Çalışma yeri veya işin değişmesi, iş ekipmanının değişmesi ya da yeni teknoloji uygulanması gibi durumlarda ise bu aralıklar beklenmeksizin ilave eğitim verilmesi gerekir.

  1. Özel Durumlara İlişkin Ek Eğitimler

Yönetmelik, belirli durumlar için ilave eğitim yükümlülükleri öngörmektedir. Herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalan çalışanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi verilir. İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana, işe dönüşünde çalışmaya başlamadan önce; kazanın veya hastalığın sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemlerine ilişkin ilave eğitim sağlanır. Ayrıca on beş-on sekiz yaş arası genç çalışanlar, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplara özelliklerine uygun; engelli çalışanlara ise erişilebilirlik standartlarına uygun alternatif formatlarda eğitim verilmesi gerekir.

  1. Asıl İşveren–Alt İşveren ve Geçici İş İlişkisi

Asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde her işveren kendi çalışanlarının eğitiminden sorumludur. Bununla birlikte asıl işveren, alt işveren çalışanlarının eğitim belgelerini kontrol etmek ve bu çalışanlara işe başlamadan önce işyerine özgü riskler hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. Geçici iş ilişkisinde ise geçici iş ilişkisi kurulan işveren, çalışana gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmesini sağlamakla yükümlüdür.

  1. İşverene İlişkin Diğer Önemli Yükümlülükler

Yönetmelik, işveren açısından iki önemli ilkeyi de açıkça teyit etmektedir. İlk olarak, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. İkinci olarak, eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır; bu sürenin haftalık çalışma süresini aşması hâlinde aşan kısım, fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirilir. İşveren ayrıca çalışanların veya temsilcilerinin görüşünü alarak yıllık eğitim programı hazırlamak ve onaylamakla yükümlüdür.

  1. Geçiş Hükümleri

Yönetmelik, yürürlükten kaldırdığı 2013 tarihli düzenleme kapsamında verilmiş eğitim ve bilgilendirmeleri geçerli saymaktadır. Eski dönemde düzenlenmiş temel eğitim belgeleri, yeni Yönetmelikteki tekrar süreleri boyunca geçerliliğini korur. Buna karşılık, daha önce verilmiş olmakla birlikte belgelendirilememiş eğitim ve bilgilendirmelerin, Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu hüküm, eğitim kayıtlarında eksiklik bulunan işverenler bakımından kısa süreli ve öncelikli bir uyum yükümlülüğü doğurmaktadır.

  1. Değerlendirme ve İşverenler İçin Uyum Adımları

Yeni Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği eğitimini insan kaynakları, iş güvenliği, operasyon ve hukuk fonksiyonlarının birlikte yürütmesi gereken bütüncül bir uyum alanı hâline getirmektedir. İşverenlerin; işe alım ve oryantasyon süreçlerine işe başlama eğitimini entegre etmeleri, yıllık eğitim programlarını ve tekrar takvimlerini güncellemeleri, uzaktan eğitim altyapılarını Yönetmelikteki teknik ve kayıt şartlarına uyumlu hâle getirmeleri, ölçme-değerlendirme ve belgelendirme süreçlerini kurmaları ve özlük dosyası kayıtlarını gözden geçirmeleri önerilir. Bu adımlar, yalnızca idari para cezası riskini azaltmakla kalmayacak; iş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı hukuki ve cezai sorumluluk bakımından da işverenin özen yükümlülüğünü güçlendirecektir.