Deepfake Teknolojileri ve Hukuki Sonuçları

Genel Çerçeve

Yapay zekâ ve derin öğrenme (deep learning) algoritmalarındaki gelişmeler, gerçek kişilerin yüz, beden ve ses verilerinin son derece gerçekçi biçimde taklit edilerek yapay içeriklere dönüştürülmesini mümkün kılmıştır. Kamuoyunda “deepfake” olarak adlandırılan bu teknoloji; bir kişinin hiç söylemediği sözleri söylermiş, hiç yapmadığı fiilleri yapıyormuş gibi gösteren sahte ses ve görüntülerin üretilmesine olanak tanımaktadır. Söz konusu içeriklerin gerçekten ayırt edilmesinin giderek güçleşmesi, bu teknolojiyi yalnızca teknik bir yenilik olmaktan çıkararak kişilik haklarının ihlali, dezenformasyon, dolandırıcılık ve itibar suikastı gibi çok boyutlu hukuki riskleri beraberinde getiren bir mesele hâline getirmiştir.

Türk hukukunda deepfake içeriklerini doğrudan ve münhasıran düzenleyen özel bir kanun hâlihazırda bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu tür içeriklerin oluşturulması ve yayılması, mevcut mevzuat çerçevesinde başta Türk Medeni Kanunu (“TMK”) ve Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) kişilik haklarına ilişkin hükümleri, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) çeşitli suç tipleri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”), 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) bakımından önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu bilgi notunda deepfake teknolojilerinin kişilik hakları, ceza hukuku ve tazminat hukuku boyutları ana hatlarıyla ele alınmaktadır.

Kişilik Hakları Boyutu

Bir kişinin görüntüsü, sesi ve bunlar üzerinden şekillenen şeref ve itibarı, TMK’nın 24. ve 25. maddeleri ile TBK kapsamında korunan kişilik değerleri arasındadır. Kişinin rızası olmaksızın görüntüsünün veya sesinin yapay olarak üretilmesi ve bu yolla gerçek dışı bir izlenim yaratılması, ilgilinin kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı bir saldırı teşkil eder. Kişinin kendi resmi ve sesi üzerindeki hakkı, onun izni olmaksızın bu değerlerin ticari veya başka amaçlarla kullanılmasını da engeller.

Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi, TMK m. 25 uyarınca; saldırı tehlikesinin önlenmesini (önleme davası), sürmekte olan saldırıya son verilmesini (durdurma/men davası) ve sona ermiş olsa dahi etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini (tespit davası) talep edebilir. Ayrıca saldırının sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, örneğin içeriğin düzeltilmesini veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını isteyebilir. İnternet ortamında yayılan deepfake içerikleri bakımından ise içeriğin niteliğine ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğine göre 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi yollarına başvurulmasının gündeme gelmesi de mümkündür.

Ceza Hukuku Boyutu

Deepfake içeriklerinin üretilmesi ve paylaşılması, somut olayın niteliğine ve failin kastına göre TCK kapsamında farklı suç tiplerini gündeme getirebilir. Zira ortada tek ve bağımsız bir “deepfake suçu” bulunmamakta; fiilin yöneldiği hukuki değere göre çeşitli hükümler uygulama alanı bulmaktadır. Uygulamada en sık gündeme gelebilecek suç tipleri aşağıda özetlenmiştir:

  • Hakaret (TCK m. 125): Bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek biçimde üretilen sahte ses ve görüntüler hakaret suçunu oluşturabilir. Fiilin alenen ya da basın ve yayın veya internet gibi kamuya açık ortamlarda işlenmesi hâlinde ceza artırılır.
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal ve verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi (TCK m. 134 ve m. 136): Deepfake üretimi için kişiye ait gerçek görüntü, ses veya kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi ya da kişinin özel hayatına ilişkin görüntülerin bu yolla ifşa edilmesi bu suçları gündeme getirebilir.
  • Müstehcenlik ve cinsel içerikli görüntüler (TCK m. 226): Bir kişinin rızası dışında cinsel içerikli sahte görüntülerinin üretilmesi ve yayılması müstehcenlik hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Mağdurun çocuk olması hâlinde ise içeriğin üretim yöntemi, gerçek bir çocuğa ait görüntü veya verilerin kullanılıp kullanılmadığı gibi unsurlar da dikkate alınarak daha ağır yaptırımların gündeme gelmesi de mümkündür.
  • İftira (TCK m. 267): Bir kişinin işlemediği bir suçu işlemiş gibi gösterildiği sahte içeriklerin, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla yetkili mercilere sunulması iftira suçunu oluşturabilir.
  • Dolandırıcılık (TCK m. 157-158): Bir yöneticinin ya da yakının sesinin veya görüntüsünün taklit edilmesi suretiyle para veya menfaat temin edilmesi dolandırıcılık suçunu oluşturur. Fiilin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâl sayılır ve ceza ağırlaşır.
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m. 217/A): Ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde ve sırf bu amaçla alenen yayan kişi hakkında bu hüküm uygulanabilir. Deepfake içerikleri, gerçek dışı olaylara ilişkin sahte görüntülerle dezenformasyon yaratılmasında sıklıkla araç hâline gelmektedir.

Telif Hakları Boyutu

Deepfake içerikleri, somut olayın özelliklerine göre FSEK kapsamında da hukuki sonuç doğurabilir. FSEK m. 86 uyarınca, eser niteliğinde olmasalar dahi bir kişiyi tasvir eden resim ve portrelerin, Kanun’da belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, tasvir edilen kişinin rızası olmaksızın teşhir edilmesi veya diğer yollarla kamuya sunulması mümkün değildir. Bu nedenle bir kişinin yüzünün deepfake içerikte kullanılarak kamuya sunulması, kişilik haklarına ilişkin hükümlerin yanı sıra FSEK m. 86 kapsamında da değerlendirilebilir. Ayrıca deepfake içeriğin oluşturulması sırasında üçüncü kişilere ait fotoğraf, video, film, müzik, ses kaydı veya diğer korunan içeriklerin izinsiz biçimde çoğaltılması, işlenmesi, değiştirilmesi ya da çevrim içi ortamda kamuya iletilmesi hâlinde, ilgili eser sahiplerinin ve bağlantılı hak sahiplerinin mali ve manevi haklarının ihlali de gündeme gelebilir.

Tazminat Boyutu

Deepfake içerikleri sebebiyle kişilik hakkı ihlal edilen kişi, ceza hukuku yollarından bağımsız olarak özel hukuk kapsamında tazminat taleplerinde de bulunabilir. Hukuka aykırı fiil nedeniyle bir zarar doğması halinde, TBK m. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu gündeme gelir ve fail, kusuruyla verdiği zararı gidermekle yükümlü olur. Kişinin bu içerikler nedeniyle uğradığı somut mal varlığı kayıpları (örneğin iş, müşteri veya kazanç kaybı) maddi tazminat; duyduğu elem, üzüntü ve itibar kaybı ise TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat talebine konu edilebilir.

Ayrıca kişinin yüz ve ses verileri, KVKK anlamında kişisel veri niteliğinde olup bu verilerin açık rıza veya başka bir hukuki sebep bulunmaksızın işlenmesi, KVKK’ya aykırılık teşkil edebilecektir; bu durum ise hem ilgili kişinin tazminat talep etme hakkını hem de veri sorumlusu bakımından idari para cezası riskini doğurmaktadır. Böylece deepfake içerikleri, çoğu zaman aynı anda birden fazla hukuki sorumluluk türünü bir arada gündeme getirebilmektedir.

Diğer yandan deepfake içeriğinde üçüncü kişilere ait eserlerin veya bağlantılı hak konusu içeriklerin izinsiz kullanılması hâlinde, hak sahipleri genel tazminat yollarının yanı sıra FSEK’in kendine özgü koruma yollarına da başvuruda bulunulması mümkündür. Bu kapsamda tecavüzün ref’i ve men’i davaları ile FSEK m. 70 uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulması mümkündür.

Sonuç

Deepfake teknolojileri, hâlihazırda Türk hukukunda mevcut kişilik hakları, ceza hukuku, telif hakları, kişisel verilerin korunması ve internet mevzuatı hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte; ancak bu teknolojinin kendine özgü niteliklerini bütüncül biçimde karşılayan özel bir düzenleme henüz yürürlükte bulunmamaktadır. Mevcut hükümlerin farklı kanunlara dağılmış olması, mağdurlar bakımından hızlı ve etkin bir koruma sağlanmasını kimi zaman güçleştirebilmektedir. Bu ihtiyaca yanıt olarak, yapay zekâ uygulamalarını doğrudan düzenlemeyi amaçlayan kanun çalışmalarının devam ettiği bilinmektedir.

Deepfake içeriklerinin yol açtığı ihlallerde etkin bir hukuki korumanın sağlanabilmesi, hız ve delil tespiti bakımından kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle mağdurların; içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi, ceza şikâyeti ile maddi ve manevi tazminat yollarını, gecikmeksizin ve delilleri güvence altına alarak eş zamanlı değerlendirmeleri önem arz etmektedir.